Tugba özay (25.01.2007 - 19:00:24 )





10 Şubat 1978 İstanbul doğumluyum. Baba tarafım Trabzon, anne tarafım ise Antalya kökenli... Eh, bir taraf Akdeniz, bir taraf Karadeniz kanı olunca, bendeniz hafif melez oluyorum. Soğuk bir kış günü ailesinin içini ısıtan ben, ayıptır söylemesi hastanenin en güzel bebeği seçilmişim...

Yazar bir baba ve öğretmen bir annenin tek çocuğuyum. Annem şu anda emekli... Güzel yurdumun dört bir yanında ailemin kitapları okunuyor. Tabii ki babamın ödül almış şiir kitaplarını da unutmamak lazım... Ailemin eğitime gösterdiği önemin benim üzerimdeki etkilerini tahmin edersiniz. Çocuk yaşlardan itibaren ben de birçok şiir, hikaye gibi çalışmalara imzamı attım. Sanatın ve sporun pekçok alanına ilgi duydum.

İlkokulu, İstanbul Yeşilbahar İlkokulu'nda okudum. Daha sonra İstanbul Devlet Konservatuarı bale ve gitar bölümlerine girdim. Ancak bale sınavlarında heyecandan bir hareketi yanlış yaptım ve maalesef ayrılmak zorunda kaldım. Dolayısıyla gitar eğitimime de devam etmedim.

Ortaokul ve liseyi Fenerbahçe Lisesi'nde bitirdim. Ardından Haliç Üniversitesi Konservatuar Tiyatro bölümünü kazandım ve halen eğitimime devam etmekteyim.

Zannetmeyin ki eğitim hayatım bu denli sıradandı. Ben herhangi bir konuda eğitim alıp, sonuna kadar o konuya hakim olmaya doymayan bir çocuktum. (Sanırım hala aynıyım)

Yedi yaşımda, Kadıköy Halk Eğitim Merkezi Deneme Sahnesi'nde tiyatro eğitimi almaya başladım. Yaklaşık 6 yıllık bu eğitim sürecinde senaryolarını kendim yazıp, ekibini bizzat kurduğum birçok çocuk oyununa imza attım. Hatta ortaokul yıllarında, derslerden kaytarmak için konser salonunu yaptırtıp, çeşitli gösteriler düzenlemiştik.

Tabii ki bu işin şakası... Kaytarmak adına değildi tüm bunlar... Tamamen oyunculuğa olan sevgimdendi...

ilgi alanım sanat dallarıyla sınırlı kalmadı elbette... Gerek fiziksel gerekse beyin yapımın gelişmesini sağlayan ve artık yaşam tarzımın vazgeçilmezi olan spor!

1987'de İstanbul Yelken Kulübü'nde dalış ve yelken kurslarına katıldım. Ardından Galatasaray Kulübü'nde yüzmeye başladım. Bir yarışta başıma gelen; o gün için talihsizlik olarak nitelendirdiğim bir olay, daha sonra spor yaşantımın ibresini farklı bir yöne çevirdi. Ve ben o zaman anladım ki, başımıza gelen hiçbir kötü olay ya da bitişin ardından hayalkırıklığı yaşamamalıyız. Çünkü her bitiş, yeni bir başlangıç demektir.

O yıllarda saçlarım belime kadar uzundu ve yüzme yarışlarında saçlarımın uzunluğundan bonem açıldı. Yarış esnasında farklı bir kulvara geçtiğimden diskalifiye oldum. İşte ne olduysa ondan sonra oldu. O sinirle saçlarımı erkek gibi kestirmek için kuaföre gittiğimde, Fenerbahçe Kulübü'nün voleybol antrenörü ile tanıştım. Ve benim voleybola geçişime vesile oldu. Yaklaşık 5 yıl Fenerbahçe Kulübü'nde voleybol oynadım. Aynı zamanda da okul takımındaydım. Hatta sevgili din hocamla -pardon, hoca camide- din öğretmenimle yaptığımız voleybol maçlarını asla unutamam... Daha sonraki zaman diliminde yüzmeye olan tutkum benim antrenörlük yapmamı da sağladı.

Anlayacağınız, yaşamımın her döneminde sanata ve spora muazzam bir ilgim ve sevgim vardı. Ama tüm bunların yanında, hayatımın bir diğer vazgeçilmezi olan motosikleti unutmamak lazım... Küçük yaşlardan beri, onca kaza atlatmama rağmen, motosiklet benim için bir özgürlük ifadesi ve asla vazgeçemeyeceğim sevdamdır... İddia ediyorum, ben çok iyi bir motosiklet sürücüsüyümdür!!!

Sanırım hepiniz mankenliğe nasıl başladığımı merak ediyorsunuzdur. Okul yıllarımda etrafımdaki herkes model olmam gerektiğini söyler dururdu. Fakat benim farklı ideallerim vardı ve modellik bunlara tamamen tersti. Hatta bu mesleğe önyargıyla yaklaştığım zamanlar bile olmuştur. Ancak gelişen olaylar ve değişen süreç içerisinde önyargımın ne kadar anlamsız olduğunu gördüm. Kişiliğimin oturduğu süreçte, insanların hangi sektörde olursa olsun, yaptıkları ve yaşadıklarından birey olarak kendilerinin sorumlu olduğunu kavradım.

1994 yılında, Vakko defilesi ile modelliğe ilk adımımı attım. Bu defile benim için çok önemlidir. Hem ilk olması hem de heyecandan kızsal mazeretimin başgöstermesi!!!

Evet, doğru okudunuz... O kadar heyecanlanmıştım ki, bir anda kızsal mazeretim ortaya çıktı. Eh, defile kıyafetlerimin hepsinin beyaz olduğunu söylersem, sanırım beni daha iyi anlarsınız... Neyseki kazasız belasız atlatmıştım...

Bu defilenin akabinde olaylar hızla gelişmeye başladı. İlk TV dizisi tecrübemi, "Sonradan Görmeler" dizisiyle yaşadım. Orada oynadığım karakter aslında bana hiç de uzak değildi... Dizideki rolüm yüzme antrenörüydü...

Aslında mesleki yaşantıma şöyle yıl yıl göz gezdirirsek;

1995'te Türkiye Güzeli, ardından Dünya 2. Güzeli seçildim. Aynı yarışmada Dünyanın En İyi Vücutlu Modeli ilan edildim.

1996'da Paris'te kısa süreli bir modellik geçmişim oldu.

Aynı yıl, Yılın En İyi Mankeni ödülünü aldım.

1997'de Mahsun Kırmızıgül ile Hemşerim adlı dizide başrolü paylaştım.

Aynı yıl, Aynalı Tahir'de Sevda olarak çıktım karşınıza...

Özel bir televizyon kanalında sunduğum müzik programını unutmamak lazım...

1998'de TGRT'de oto magazin programını sundum.

1999'da Çiçek Taksi adlı televizyon dizisinde rol aldım.

Sonraki yıllarda, Zehirli Çiçek, Yapayalnız ve Bizim Otel adlı tv dizilerinin yanısıra, Hamdi Alkan TV'de çeşitli skeçlerde rol aldım.

Sevgili Mehmet Ali Erbil'in sunduğu Çarkıfelek programında görev aldım. (Orada yaşadıklarım da asla unutamayacaklarım arasında... Siz ekran karşısında bir eğlenirken, biz ekip olarak kuliste beş eğleniyorduk. Benimki de laf mı yani, Mehmet Ali'nin bulunduğu bir ortamda, başka ne olabilir ki?)

Eh, tüm bunların yanısıra Dekolte ve Melekler Evi adlı müzik eğlence programları sunuculuklarımı da unutmamak lazım...

Sizler ekranlarınızın başında, beni evlerinize konuk eder, ailenizin bir bireyi olarak görürken, KKTC halkı da beni 2001 yılının en iyi mankeni ödülüne layık gördü. Tabii ki televizyon çalışmalarım bunlarla sınırlı değil... Beni yakından takip edenler iyi bilirler, birçok özel kanalda müzik magazin ve eğlence formatlarında programlar sundum.

Televizyon ekranları ve podyumlardan sonra, çocukluğumdan beri vazgeçmediğim oyunculuk sevdama Ferhan Şensoy Tiyatrosu'nda "Dün Gece Ormanda Çok Komik Birşey Oldu" adlı oyundaki rolümle devam ettim.

Oynadığı reklam Filmlerinden Bazıları ;
Fısıltı dergisi
Zeyn ayakkabı
Jandarma güçlendirme vakfı
Sabah Gazetesi
Star live dergisi
Schlafgut
Burda dergisi

Kliplerinde Yer Aldığı bazı Sanatcılar
Nuray Hafiftaş 1994
Ufuk Bigay 1994
Alihan 1995
Gökhan Güney 1995
Mahsun Kırmızıgül 1997
Ferhat Güzel 1998
Yaşar 1999
Selami Şahin 2002
Arto 2003
Demet Akalın 2003



- Birgül Güngör - sohbet