Ayna (16.04.2007 - 12:54:23 )






SİVAS ELLERİNDE

Kul olayım kalem tutan ellere
Katip arzuhalim yaz yare böyle
Şekerler ezeyim şirin dillere
Katip arzuhalim yaz yare böyle

Güzelim ey bir tanem ey gül yüzlüm ey

Şekerler ezeyim şirin dillere
Katip arzuhalim yaz yare böyle
Güzelim ey bir tanem ey gül yüzlüm ey

Sivas ellerinde sazım çalınır
Çamlıbeller bölük bölük bölünür
Yardan ayrılmışam bağrım delinir
Katip arzuhalim yaz yare böyle

Güzelim ey bir tanem ey gül yüzlüm ey

Yardan ayrılmışam bağrım delinir
Katip arzuhalim yaz yare böyle
Güzelim ey bir tanem ey gül yüzlüm ey

Pir Sultan Abdal’ım ey Hızır Paşa
Yazılan geliyor sağ olan başa
Beni hasret koydun kavim kardaşa
Katip arzuhalim yaz yare böyle

Güzelim ey bir tanem ey gül yüzlüm ey

Beni hasret koydun kavim kardaşa
Katip arzuhalim yaz yare böyle
Güzelim ey bir tanem ey gül yüzlüm ey

EZO GELIN

Ezo gelin ilkbaharda Fırat’a inse
O kırmızı yanaklara zülüfler düşse
Son günlerde hallerinde bir durgunluk var
Sanki birikmiş bir yağmur var gözlerinde

Sıcak toprak,yeşil yaprak,serin çardak Ezo,
Güzel gözlüm,temiz özlüm,ömür sözlüm Ezo
Ölüm varsa senden olsun,al bu ömrü Ezo
Seven kalbi bilir Allah,sebat eyle Ezo

Canım sevgilim,
Güzel nergisim
Ezo gelin,güzel yarim
Herşeyimsin benim

AŞKIN KANUNU ( Ah Ayrılık )

Nasılsın? Gittiğim günden beri
Derin bir sızı kaldı hatıra
Çok özlüyor içim bazen seni

Aşkın kanunu böyle, bir taraf çok severse
Ayrılık gelir, ahh ayrılık

Yazdığın mesajları okudum bütün gece
Sildim her birini ah ayrılık

Ah ayrılık, ah ayrılık
Ah ayrılık, ah ayrılık

Unutmuşsun bende birçok şeyi
Tek küpen duruyor kenarda
Çizgiler yaşlarla doldular
Ayrılık ölümmüş dünyada

Şimdi resimler falan
Şarkılar yalan dolan
Geldi gitmiyor bu ruhkıran

Şimdi denizde çıt yok
Yaşanmış her şey yalan
Kalkmış o gemi bu rıhtımdan

Ah ayrılık, ah ayrılık
Ah ayrılık, ah ayrılık

DOĞUM GÜNÜ

Bugün özel bugün güzel bir gün
İçimde tarifsiz bir hüzün var
Bütün gece dua ettim yine
Ne güzelmiş senle yaşananlar

Takvimlerden bir gün daha düştü
Bir gün daha gidişinden sonra
Ben iyiyim ağladığıma bakma
Alışmak zor sensiz yaşamaya

Doğum günün kutlu olsun canım
Mutlu olsun benim diğer yanım
Doğum günün kutlu olsun canım
Yanındayım yerim senin yanın

Eşyaları tek tek toparladım
Uzun uzun resimlere baktım
İki damla akıtı gözlerimden
Sevdiğin bir türküyü fısıl

HEKİMOĞLU

Hekimoğlu derler benim aslıma
Aynalı martin yaptırdım da narinim kendi neslime

Hekimoğlu derler bir yiğit uşak
Bir omuzdan bir omuza narinim on arma fişek

Konaklar yaptırdım mermer direkli
Hekimoğlu dediğinde narinim aslan yürekli

Konaklar yaptırdım döşetemedim
Ünye Fatsa bir oldu da narinim baş edemedim

Ünye Fatsa arası Ordu’da kuruldu
Hekimoğlu dediğinde narinim orda vuruldu

KIŞ GÜN AYRILIK

Ayrılık neydi bileydin yar
Kolay olmazdı gitmek bu kadar
Sen bilirsin dedim ya bilmiyorsun
Sancır soğukta eski yaralar

Yine yalnızlık,
Soğuk, dışarıda kar
İçimde şarkılar

Geceler uzun yine
Yatağım yine soğuk
Ne sevda olaydı ah
Ne kış günü ayrılık

GESİ BAĞLARI

Gesi bağlarında dolanıyorum
Yitirdim yarimi aman aranıyorum

Bir tek selamına güveniyorum
Gel otur yanıma hallarımı söyleyim
Derdimden anlamaz ben o yari neyleyim

Gesi bağlarında üç top gülüm var
Hey Allah’tan korkmaz sana bana ölüm var

Ölüm varsa bu dünyada zulüm var
Atma garip anam beni dağlar ardına
Kimseler yanmasın anam yansın derdime

SENİNLE BEN

Seninle ben bu öykünün ,kaybeden iki kahramanıyız,
Seninle ben caddelerde sokaklarda iki garip yabancıyız.

Ağlamam ardından ağlamam ardından
Yaşlar neyi değiştirir?
Ağlamam ardından ağlamam ardından
Sonumuz ne olacak kim bilir

Hicran senden bana kalan
Hicran her yerde hatıran
Hicran ruhumda bir çocuk
İsmini sorar hala rüzgarlardan

Hicran senden bana kalan
Hicran her yerde hatıran
Şimdi kalbimde bir umut
İsmini sorar hala yağmurlardan

Bu aşk iki ruhtan kopan isyancı günahların sığındığı ıssız bir ada idi,
Hayat denen azgın denizde,
Bu aşk gerçeğin gözünün içine baka baka gülümsemekti acılara,
Bu aşk bir devrimdi her şeyi reddeden,
Ve her devrim ilk kendi çocuklarını tüketir,
Seninle ben bu öykünün kaybeden iki kahramanıyız

GÜNLER GEÇİYOR

Günler geçiyor
Her şey daha dün gibi maziye baktım da yine
Günler geçiyor deliler gibi
Mevsim dönüyor
Nisan yağmurları öncesi
Son kez bu gece
Görsem diyorum bir yudum seni

Hasret bir bulut geldi gitmiyor
Sensiz ne kadar bensizim kimse bilmiyor
Alsam başımı gitsem diyorum
Gittiğim her yerde hasretin terk etmiyor

Hangi rüzgar bana senden haber getirir
Yaralı bir kuşun kanadında kırık bir tüy gibiyim
Hangi rüzgar sana benden selam götürür
Kıyıda külü geçmişe ağlayan sönmüş ateş gibiyim

Dağlar duman olmuş, gönül , dağlar gibi ol
Küsme bırakıp gidenlere
Bir gün çözülür tılsımlar
Bir gün yıkılır duvarlar
Aşkın gücünü bilenlere

TEK TABANCA

Gelecek güzel günlere inanıyorum
Yaşanan güzel her şeye sığınıyorum
Yılmadım kavgalardan, yoksulluktan, yalnızlıktan
Yılmadım, yorulmadım, bozulmadım ben bu savaştan,

Tek tabanca çıktım bu namert kavgadan
Tek tabanca, tek tabanca

Ne olursan ol bu dünyada
Kim olursa olsun geçmişin
Kudretin sonsuz olsa bile
Yapayalnızsın kavganda

Tek tabanca çıktım bu namert kavgadan
Aslanlar gibi tek tabanca

ÇOK YALNIZIZ

Ne varsa içimde senden kalan
Savursam uzaklara
Neyim varsa içimde senle gelen
Savursam uzaklara

Özgür kalır mıyım yoksa,
Tutsak mı olurum rüzgarlara

Anladım ki sevda yalanmış aslında
Anladım hüzünden ötesi yok
Anladım sonunda herkes tek başına
Çok yalnızız çok,
Çok yalnızız çok.

Dışarısı soğuk dışarısı kirliydi
Yenildim,
Aç kapıyı yalnızlığım geri geldim,
Dışarısı soğuk dışarısı kirliydi
Yenildim,
Aç kapıyı yalnızlığım ben geri geldim

AH MARMARA ( Bebek Parkı`nda )

Bebek parkında tam öğle ortasında boş bir oltada
Umutlarım salınıp duruyor suyun aynasında

Kahvede aynı masada dalıp hayal kurduğumuz manzarada
Bir burukluk yanıp duruyor şimdi omuzlarımda

Halimi anlatmaya söz yok

Yalan dünya bir masal olsa dönsek yine o eski yıllara
Yalan dünya bir rüya olsa uyanmasak kalsak anılarda

Aşkımı anlatmaya söz yok

Bebek parkında seninle oturduğumuz çınarın altında
Yalnızlığım yokluğunun yanaşılmaz kıyılarında

Kahvede aynı masada bi zamanlar söylediğin şarkılarda
Bir burukluk yanıp duruyor şimdi omuzlarımda

Aşkımı anlatmaya söz yok

Yalan dünya bir masal olsa dönsek yine o eski yıllara
Yalan dünya bir rüya olsa uyanmasak kalsak anılarda

Aşkımı anlatmaya söz yok

Ah sevgilim bir yolu olsa dönsek yine o eski yıllara
Yalan dünya bir rüya olsa uyanmasak kalsak anılarda

BEN NEREDE DOĞDUM

Ellerimi uzattım da
Tutamadım gökyüzünü
Ayaz oldum dağ başında
Sadece ay gördü gözlerimi

Ben nerede doğdum anne
Nerelerde kaldı bedenim aman
Toprağımdan, rüzgarımdan
Beni kim çaldı

Ben nerede doğdum anne
Nerelerde kaldı bedenim aman
Çocukluk resimlerimden
Başka nem kaldı

Ben nerede doğdum anne
Nerelerde kaldı bedenim aman
Kocaman bir gelecekten
Beni kim çaldı

AY DEĞİL MEVSİM DEĞİL

Tadım tuzum kalmadı senden sonra
Çıkmadım dolaşmadım sokaklarda
Adını söyletmedim senden sonra
Ayrıldık deyip geçtim soranlara

Sonradan kor ayrılık derlerdi inanamazdım
Görseydim bu günleri ölürdüm bırakmazdım

Ay değil mevsim değil
Bir ömür geçti sensiz
Keşke böyle sevmeseydim

GÖZLERİNDE SAMAN YOLU

Gitarımın içinde bir cin var
Onundur duyduğun tüm şarkılar
Çenesi düşüyor bazen
Soruyor öyle olur olmaz sorular

Seni sordu bitti dedim
Bırakıp da gitti dedim.
Sana bir şarkı yazmak istedi
İçim yanar söyleyemem dedim

Bir hüzün sardı gecelerimi
Düşünürken gözlerini
Bir hayal kurdum ikimiz için
Aldım yanıma gitarımı cinimi

Gözlerinde Samanyolu yağdı

NEFES

Sesimi duyan yok mu
Yok mu benim gibi bir yalnız daha
Ne kara gökyüzü bu gece
Yıldızlar, yıldızlar, yıldızlar nerdeler

Geleceksen bu gece gel hasret nefes nefese
Gönül aşka düşünce hesap sormuyor
Nefesinden nefes aldım yaşadım iki hece
Ne yaptım ettim ama sensiz olmuyor

Ağlıyorum çaresiz

 
- kelebek monilya - sohbet